KAMUOYUNA

KAMUOYUNA

 

Yargının bağımsızlığı ayrıcalıklarla değil, liyakatle korunur!

Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in katıldığı televizyon programında, “Hâkim, savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Yaklaşık bizim iki senelik çalışma dönemimizde 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim, savcı yaptık. Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar, bize o anlamda da Bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. Genç meslektaşlarımıza referans olarak onların istedikleri alanda yetişmelerine vesile olduk.” şeklindeki açıklaması, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı bakımından son derece ciddi soruları beraberinde getirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 140’ıncı maddesi uyarınca, hâkim ve savcıların niteliklerinin ve atanmalarının mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenmesi öngörülmektedir. Hâkim ve savcı yardımcılığına kabulde de mevzuatta belirlenen sınav ve mülakat koşulları uygulanmaktadır. Bu çerçevede, bir baro başkanının açıkladığı referans ve ayrıcalık ilişkisinin hangi hukuki zemine dayandığı ve adayların seçilmesinde nasıl bir rol oynadığı kamuoyuna açıklanmalıdır.

SORULARIMIZ AÇIK VE NETTİR:
1. Türkiye’de hâkim ve savcı atamalarında bazı baroların etkin olduğu doğru mudur?

2. Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın, Bakanlıkla görüşerek hâkim ve savcı olarak mesleğe alınmalarını sağladığını ifade ettiği 70 avukat hangi kriterlere göre belirlenmiştir?

3. Hâkim ve savcıların mesleğe kabulünde diğer barolara da kontenjan tanınmış mıdır, yoksa referans uygulaması yalnızca Ankara 2 No’lu Baro ile mi sınırlıdır?

4. Bakanlıklar, Ankara 2 No’lu Baro dışında başka kişi, kurum veya gruplara ya da siyasi partilere de ayrıcalık tanımış mıdır?

5. Ayrıcalık talebinin dayanağı nedir ve bu ayrıcalığın tanınmasında hangi ölçütler esas alınmaktadır?

6. Bu tür ayrıcalıklarla mesleğe kabul edilenlerin bulunduğu algısı, hukuki sorunlarına çözüm arayan vatandaşların ayrıcalık hakkına sahip olduğunu düşündükleri baroların mensubu avukatlara yönelmelerine neden olmayacak mıdır?

7. Ayrıcalıklı kişi, kurum ve grupların varlığına ilişkin iddialar, geçmişte yargı yapılanması içinde tartışma konusu olan cemaat yapılanmalarından hangi yönleriyle farklıdır?

8. Aynı şartları taşıyan diğer adaylara eşit davranılmış mıdır? Ayrıcalık kapsamında mesleğe kabul edildiği ileri sürülen kişilerin yazılı sınav sonuçları ve sözlü sınav performansları, kişisel veriler ve ilgili mevzuat gözetilerek kamuoyuna açıklanacak mıdır?

9. Hâkim ve savcı alımlarında tanındığı ileri sürülen ayrıcalıkların oy devşirmek amacıyla kullanılması hangi etik ilkeyle bağdaşmaktadır?

10. Hâkimlik ve savcılık gibi tarafsızlık gerektiren mesleklere aday olan kişilerin baroların veya siyasi yapıların referanslarıyla seçildikleri algısı, bu kişilerin gelecekte verecekleri kararların bağımsızlığına ve toplumun yargıya duyduğu güvene zarar vermeyecek midir?

11. Açıklamada adı geçen 70 kişinin mesleğe kabulünde mevzuatın öngördüğü usul ve esaslara uygun hareket edilip edilmediğinin tespiti için Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve ilgili denetim mercileri tarafından bir inceleme yapılacak mıdır?

12. Bir baro başkanının, Bakanlığın baroya ayrıcalık tanıdığını ve baronun referanslarıyla 70 avukatın hâkimlik veya savcılık mesleğine geçtiğini ifade etmesi karşısında, açıklamanın düzeltilmesi ve varsa hukuki sorumluluğun belirlenmesi için hangi adımlar atılacaktır? Açıklamanın içeriği ve somut koşullar dikkate alınarak herhangi bir hukuki veya idari inceleme başlatılması gündeme gelecek midir?

Hâkim ve savcılar bir baronun, siyasi partinin, yürütme organının veya herhangi bir kişi ya da grubun değil, hukukun ve adaletin güvencesi olmak zorundadır. Yargı, hiçbir kurumun referans sistemi aracılığıyla güç devşireceği bir alan değildir.

Hiç kimsenin kişisel başarısını veya mesleki tercihini peşinen tartışma konusu yapmıyoruz. Ancak yargı mensuplarının mesleğe kabulünde ayrıcalıklı bir mekanizmanın bulunduğu izlenimini doğuran açıklamalar da cevapsız bırakılamaz.

Adalet Bakanlığını, ilgili kurumları ve açıklamanın sahibini kamuoyunu tatmin edecek somut ve denetlenebilir yanıtlar vermeye çağırıyoruz.

Hâkim ve savcı adaylarının seçiminde, Adalet Bakanlığı bürokratlarının ağırlıklı olarak yer aldığı sözlü sınav kurullarının yapısının gözden geçirilmesi ve sözlü sınavların kayıt altına alınması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.

Çünkü yargı bağımsızlığı, yalnızca hâkim ve savcıların kararlarına müdahale edilmemesiyle değil, o makamlara geliş süreçlerinin de liyakat, eşitlik ve şeffaflık ilkelerine uygun olmasıyla güvence altına alınır.

Yargıda güvenin temeli referans değil, liyakattir. Ayrıcalık değil, eşitliktir. Bağlılık değil, bağımsızlıktır.
YARGIÇLAR SENDİKASI