Birisi Danıştay İdaresine Hukuk Öğretsin

Birisi Danıştay İdaresine Hukuk Öğretsin

MUSTAFA KARADAĞ - Yargıçlar Sendikası Başkanı

 

“Başvuruya eklenen Danıştay 10. Dairesinin 15.12.2014 tarih ve E:2014/3588, K:7745 sayılı kararı, Yargıçlar Sendikası tarafından sendika aidat kesintisi yapılabilmesi ve devlet katkısının ödenebilmesi için sendika kodu verilmesi ve bu kodun Maliye Bakanlığı’na bildirimi için Çalışma Bakanlığı’na yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali yolunda verilen kararın Ankara 12. İdare Mahkemesinin E:2013/1455, K:2014/513 sayılı kararının temyizen incelenmesine ilişkin olup, anılan mahkeme kararında; sendikanın kurucuları tarafından kuruluş dilekçesinin Ankara Valiliği’ne verildiği ve Valilik tarafından sendika kurucularının görevli hakim ve savcılardan oluştuğundan bahisle kuruluş dilekçesi geri gönderilmekle birlikte sendikanın kapatılması hususunda İş Mahkemesince alınmış bir karar olmadığından sendikanın tüzel kişiliğinin devam ettiği ve tüzel kişiliği bulunan sendikanın üyelerinden sendika aidatının kesilebilmesi ve üyelerin Devlet katkısından yararlanabilmeleri için, kuruluş işlemlerinin tamamlanması gerektiğinden bahisle reddeden Bakanlık işlemi hukuka uygun bulunmayarak, iptal edilmiştir.

Maaş kesintisine dair hüküm yok Gerek yerel mahkeme, gerekse Danıştay kararında “faaliyetinin durdurulması amacıyla açılan bir davanın bulunmaması” nedeniyle davacı sendikanın tüzel kişiliğinin devamından söz edilmekle birlikte, yüksek yargı organlarının başkan ve üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanların sendika üyesi olabileceklerine ve maaşlarından aidat kesintisi yapılabileceğine ve devlet katkısı verilebileceğine dair bir hüküm kurulmamıştır.

Danıştay idaresi, hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde Anayasa ve kanunlara saygılı bir şekilde idari faaliyetlerini yürütmekte, işlemlerini yürürlükteki mevzuat dahilinde hukuka uygun olarak tesis etmekte ve yargı kararlarını da gecikmeksizin uygulamaktadır.

Talep Anayasa’ya aykırı Yargıçlar Sendikası’nın talebi, Anayasa ve 4688 sayılı Kanuna açıkça aykırı nitelikte olup, sendika üyesi olmaları ve sendikal faaliyette bulunmaları emredici hukuk kurallarıyla açıkça yasaklanmış Danıştay Meslek Mensupları ile Danıştay’da görevli hakimlerin maaşlarından sendika kesintisi yapılması ve idaremiz bütçesinden bu kişilere devlet katkısı ödenmesi hukuken mümkün değildir”

Bu ifadeler Yargıçlar Sendikası’nın, üyelerinin maaşlarından sendika aidat kesintilerinin yapılması başvurusunun Danıştay Başkanlığı tarafından reddi sonucunda açtığımız davada mahkemeye verdiği cevap dilekçesinden aynen alınmıştır ve Danıştay Genel Sekreterinin imzasını taşımaktadır.

Hiç kuşkunuz olmasın bu ifadeler Türk hukuk tarihinin sayfalarında “dönemin ruhuna uygun şekilde” yer alacaktır ve buradaki bizim güçlüğümüz neresinden tutsan elinde kalacak olan bu “hukuki” görüşü eleştirmeye neresinden başlayacağımıza dairdir.

Yargıç ve savcıların sendika kurabilmeleri uluslararası ILO sözleşmeleriyle güvenceye alınmıştırve bu husus davanın açılması sırasında bir örneğini sunduğumuz ve şu anda Danıştay Başkanlığının elinde bulunan Ankara 15. İş Mahkemesi kararlarında açıkça hüküm altına alınmış olup Yargıtay tarafından da onaylanmıştır.

Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin kararı ile kuruluşunu tamamlamış, tüzel kişiliğini kazanmış Yargıçlar Sendikası’nın üye aidatları kesintisinin yapılabilmesi için Çalışma Bakanlığı’na yaptığı dosya numarası verilmesine ilişkin talebinin reddinin yanlış olduğunu tespit etmiş ve Danıştay 10. Dairesi de bu kararı onaylamıştır.

Cumhurbaşkanı’nı bırakıp Başbakan’ın arkasından koşanlar bilmese de hukukçular bilir, Anayasa uyarınca mahkeme kararları Danıştay idaresi de dahil tüm kişi ve kurumları bağlar. Yine hukukçular bilir, uluslararası sözleşmeler iç hukuk kurallarının üzerindedir ve bu sözleşme hükümlerinin Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülemez ve eğer bir yargıç veya savcı mahkemece varlığı kabul edilmiş bir sendikaya üye olmuş ise aidat kesintisi de yapılır. Bu konuda Danıştay Başkanlığı’nın Adalet Bakanlığının gerisinde olduğunu söyleyebiliriz.

Danıştay’ın şakası güldürmedi!

Sendika üyeliği aidatı kesilmesinin üyeliğin doğal bir sonucu olduğunu bilmek için hukuk bilmeye gerek yok. Lise müfredatına mantık derslerinin yeniden konulmasını ısrarla istenilmesinin temel sebeplerinden birisi de bu tür mantıksız devlet işlerine son verilmesi isteği cümlesindendir.

Danıştay Başkanlığı Türkiye’deki hukuk, özgürlükler ve haklar konusundaki müktesebatını ne yazık ki yerle bir etmiştir. Yukarıda yer alan ifadeler Danıştay tarihinin kara bir lekesi olarak yerini alacaktır. Mahkeme kararlarına uymamanın kendisinin de bir mahkeme olan Danıştay’dan gelmesi hepimiz için üzücüdür ve bir o kadar yargıya olan güveni azaltan bir tutum olmuştur. Türkiye’de hukuk yoktur demiyorum. Danıştay Genel Sekreteri bize bir şaka yaptı ama, biz gülemedik diyorum. Hukukun üstünlüğüne, yargının bağımsızlığına ve yargıçların tarafsızlığına dair inançların içselleştirildiği, örgütlenmenin ötekileştirmeye dönüştürülmediği barışın egemen olduğu güzel günlerde gülebilmek dileğiyle.

 

http://www.birgun.net/haber-detay/birisi-danistay-idaresine-hukuk-ogretsin-91627.html