• Sendika Tüzüğü
  • Sendika Tarihçesi
  • Yönetim Kurulu

3 TEMMUZ 2017 KARARNAMESİ BASIN AÇIKLAMASI

Yargıçlar Sendikası Üyelerine Sürgün Kararnamesi

3 TEMMUZ 2017 KARARNAMESİ BASIN AÇIKLAMASI
16 Nisan tarihli şaibeli referandumun ürünü, iktidar partisi genel başkanı ve milletvekilleri tarafından belirlenen HSK ilk tasarrufunu 3 Temmuz günü yapmıştır.
Daha önce açıklanan takvime göre 11 Temmuzda sonuçlandırılarak ilan edilmesi gereken kararname 2 Temmuz ruhuyla yapılan çalışma sonucunda 3 Temmuz'a yetiştirilmiştir.
7 Haziran'da göreve başlayan HSK'nın iş bölümünü yapıp yeni genel sekreteri seçip 16 Haziran'da göreve başlatıp, araya bir bayram tatilini de katıp 3 Temmuz'da ilan etmesi bize bu kararnamenin başka bir mutfakta hazırlanıp HSK tarafından servis edildiği izlenimini vermektedir.  
780 kişilik bu kararnameyle yargıçlık teminatı ve yargının bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ilkeleri bir kez daha katledilmiştir.
Altısı Yönetim ve Denetim Kurulu üyesi olmak üzere on beş üyemizin görev yerleri istekleri dışında değiştirilmiştir. Üyelerimizin mesleki kıdemleri, başarı durumları, eski ve yeni görev yerleri kıyaslandığında bu atama işleminin esasen bir sürgün olduğu her türlü izahtan varestedir.
Her zaman olduğu gibi özgür ruhlu, bağımsız, tarafsız yargıç ve savcıların atamalarına sıra geldiğinde liyakat, kıdem, deneyim gibi ilkeler yine gözardı edilmiş, adeta düşman ceza hukuku uygulanmış, Sendikamız üyesi meslektaşlarımız ve aileleri darmadağın edilmişlerdir.
Sadece Sendika üyelerinin değil muhalif kimliğiyle bilinen, siyasi iktidar gibi düşünmeyen yargıç ve savcıları sürgüne tabi tutan bu kararname, aynı zamanda siyasi iktidarın yargı örgütlenmesine vurduğu ağır bir darbedir. Örgütlü demokrasiye, düşünce ve ifade özgürlüğüne, bağımsız yargıya, adil kararlara tahammülsüzlüğün açık bir örneğidir.
Çoğu 2014 HSYK'sı tarafından atanan 33 Cumhuriyet Başsavcısının, bir o kadar Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının görev yerlerinin hiç bir gerekçe gösterilmeden değiştirilmesi, tıpkı eski ortak cemaatin tasfiyesi gibi, milli yargı iktidarını amaçladığını iddia eden Yargıda Birlik'in kullanışlı ortaklarının tasfiyesi bir devrin kapanışının ifadesi, yeni bir dönemin başladığının ilanıdır.  
Ne yazık ki bu dönemde adaletten, hak ve hukuktan, bağımsız ve teminatlı yargıçtan, yargı örgütlenmesinden, düşünce ve ifade özgürlüğünden bahsetme olanağı bulunamayacaktır.
Partili HSK'nın 3 Temmuz tarihli kararnamesi yargıçlık teminatının, sendikal güvencenin ihlal edilmesi, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin yerle bir edilmesi gerçekliği nedeniyle aynı nitelikli 19 Haziran 2011 tarihli Cemaat-Hükümet HSYK kararnamesinin bir devamıdır.
Yargıçlar Sendikası olarak her türlü insani değeri hiçe sayan, hak ve hukuktan yoksun, şövalye ruhlu yargıç ve savcıların sadece kendilerini değil ailelerini de cezalandırmayı amaçlayan, değerler yoksunu HSK'nın 3 Temmuz tarihli kıyım kararnamesini kabul etmiyoruz.
Yargıç ve savcıları iktidara ram etmeyi amaçlayan, siyasi iktidarın talimatıyla düşünen, iktidarın düşüncelerini emir telakki eden HSK'nın varlığını ve meşruiyetini reddediyoruz.
Tüm yargıç ve savcı meslektaşlarımızı siyasi iktidarın baskısına karşı yargının bağımsızlığını, hukukun üstünlüğünü ve yargıçlık güvencesini savunmak, haksızlıklara karşı çıkmak için Yargıçlar Sendikasında örgütlenmeye çağırıyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.
​​​​​​​​​YARGIÇLAR SENDİKASI

2013 © Yargıçlar Sendikası